Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından İzmir’de örneğine az rastlanır bir kararla, Bornova Erzene Mahallesi’nde bulunan 190 hektarlık (1.9 milyon metrekare) devasa alan imara açılmıştı. Çoğunluğu tarım ve zeytinlik vasfında olan arazilerdeki imar değişikliği, bölgeyi konut yapımına açarak büyük tartışmalara neden olmuştu.
İtirazlar reddedilince konu yargıya taşındı
Planın askıya çıkmasının ardından başta Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi olmak üzere sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar projeye sert tepki göstermişti. İzmir Büyükşehir Belediyesi, itiraz süresinin sonunu dahi beklemeden bakanlığa itirazını sundu. Bakanlığın bu itirazları reddetmesi üzerine, Büyükşehir Belediyesi konuyu yargıya taşıyarak yürütmenin durdurulmasını talep etti.
Mahkemeden kritik “telafisi güç zarar” vurgusu
Büyükşehir Belediyesi’nin talebini inceleyen İzmir 4. İdare Mahkemesi, bakanlığın imar planı hakkında flaş bir karara imza atarak yürütmenin durdurulmasına hükmetti. Oybirliğiyle alınan kararda, alana özgü bilimsel nitelikte kapsamlı bir biyoçeşitlilik çalışmasının dahi yapılmadığına dikkat çekildi. Mahkeme kararının gerekçesinde şu ifadelere yer verildi:
“…dava konusu imar planı değişikliklerinin imar mevzuatına, planlama ilkelerine, şehircilik esaslara ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden, teminat alınmaksızın yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.”
Bilirkişi raporu: Zeytinlikler yok olma riski taşıyor
Mahkeme kararına yön veren bilirkişi raporunda ise planların ekolojik dengeyi nasıl tehdit ettiği ayrıntılı bir şekilde gözler önüne serildi. Raporda öne çıkan kritik başlıklar şöyle sıralandı:
Üst Ölçekli Planlarla Çelişki: 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda “orman ve tarım arazisi” olarak korunan alanların konut yapımına açılmasının plan hiyerarşisine ve koruma ilkelerine aykırı olduğu belirtildi.
Zeytinliklerin Sonu Olur: Zeytinlik alanların yapılaşmaya açılmasına yönelik hiçbir bilimsel ve ekolojik analizin yapılmadığı; zeytinliklerin sıradan bir “imar arsası” gibi değerlendirilmesinin bölgeyi yoğun bir yapılaşma baskısı altına sokacağı ifade edildi. Bu durumun zeytinliklerin uzun vadede yok olmasına ve ekolojik, tarımsal açıdan telafisi güç zararlar doğurmasına neden olacağı vurgulandı.
Teknik Analizler Yetersiz: Nüfus artışına bağlı oluşacak sosyal ve teknik altyapı ihtiyaçlarının analiz edilmediği, yeşil alan standartlarının ve ulaşım sistemine olan etkilerin incelenmediği kaydedildi.
Doğal Siluet Bozulacak: Eğimli ve topoğrafik yapısı olan alana yönelik yüksek yoğunluklu (çok katlı) yapılaşma kararlarının alanın doğal silüetini bozacağı ve doğal sit statüsüyle çeliştiği tespit edildi.



