Yazı Detayı
27 Nisan 2019 - Cumartesi 11:11 Bu yazı 611 kez okundu
 
Bahçeli güttüğü siyasetten döndü mü? Dönmedi mi?
Adnan Pelvanlar
adnanpelvanlar2@gmail.com
 
 

Bahçeli güttüğü siyasetten döndü mü? Dönmedi mi?

 

 

Geçtiğimiz yıllarda, Erdoğan ile Bahçeli’nin birbirlerine karşı onur kırıcı ve suçlayıcı konuşmalarından sonra bir araya gelmeleri, birlikte hareket etmeleri herkesi şaşırttı…!

 

Bu nedenle son bir yıldır, Bahçeli’nin güttüğü siyasetten dönüp dönmediği konuşulmaya, yazılmaya başlandı.

 

Bu konuya açıklık getirmek için, Bahçeli’nin DSP-ANAP-MHP (5/1999-10/2002) koalisyon Hükümetindeki başbakan yardımcılığı görevinden başlayarak bugüne kadarki attığı imzalara, aldığı kararlara, tutum ve tavırlarına bakmak gerekir.

1991-Körfez savaşıyla Amerika’nın asıl hedefinin Türkiye olduğu ortaya çıkmıştı. 30 Ağustos 1998’de Genelkurmay Başkanı olan Hüseyin Kıvrıkoğlu bu nedenle Özel Kuvvetleri millileştirdi. Özel Kuvvetler üzerinde etkisini kaybeden ABD, Kıvrıkoğlu’nu hedefe koydu. Ergenekon şemasında ismi en başa konmak istendi.

Bu projenin devam etmesini isteyenler, Ecevit’ten Kıvrıkoğlu’nun görev süresinin iki yıl daha uzatılmasını istediler. Ecevit kabul etti. Mesut Yılmaz önce itiraz ettiyse de kabul etti. Bahçeli, Kıvrıkoğlu’nun görevinin iki yıl uzatılması için hazırlanan kararnameyi “İmzalamadı...”, “Bekletti…!”.

Sonunda, K. Irak’ta ABD’li askerler tarafından askerlerimizin başına çuval geçirildiğinde sessiz kalan, Amerika ile çıkarlarımız ortak diyen, Ergenekon, Balyoz davalarında askerlerimizin aleyhinde konuşan Hilmi Özkök genelkurmay başkanı oldu.

Bahçeli, 15 Ağustos 2000’de “Ulus Devletimizi” yıkma amacı ile ABD’nin hazırladığı “İkiz Yasaları” imzaladı. Bu yasaya göre, kendilerine halk diyen topluluklar; Rum-Pontus, Ermeni, Asuri, Keldani, Yezidi, Süryani, Kürt, Laz, Çerkez vd; devlet kurmak istediklerinde önleri açıktı…! AB ve ABD’nin İkiz Yasalar ile hedefleri Ülkemizi, Yugoslavya gibi iç savaşa sürüklemek ve parçalatmaktı…!

Hiçbir resmi sıfat olmayan Erdoğan, 6 kez ABD gezisi yaptıktan sonra 14 Ağustos 2001’de AKP’yi kurdu. Bir ay sonra Bahçeli, 15 Temmuz 2002’de erken seçim çağrısı yaptı, koalisyon hükümetini yıktı, AKP’nin önünü açtı.

 

Abdullah Gül, Başbakan iken 3 Nisan 2003 günü ABD Dışişleri Bakanı Powell ile 9 maddelik bir anlaşma imzaladı: “1-Türk askeri Irak’ın kuzeyinden çekilecek, sınır harekâtlarına son verilecek, 2-Türk ordusunun asker ve silah gücünde indirim yapılacak, 3-ABD’nin İran’a ve Ortadoğu ülkelerine karşı yapacağı askeri harekâtlara, üs ve taşıma kolaylıkları sağlanacak, askeri birlik verilecek, 4-Barzani devleti resmen tanınacak, 5-PKK/KADEK elemanlarına (Apo dahil) af ve siyasete katılmaları sağlanacak, 6-Aşamalı olarak federasyona geçilecek, 7-Kıbrıs’ta Denktaş devre dışı bırakılacak, 8-Ege’de Yunanistan’ın taleplerine esneklik, 9-Ermenistan’a yönelik kısıtlamalar kaldırılacak.”

Ve…! Bahçeli, Türkiye’yi parçalamaya götüren bu anlaşmayı imzalayan ve Ermeni açılımını başlatan Abdullah Gül’ü, Ağustos 2007’de AKP ile birlikte Cumhurbaşkanı yaptı.

 

FETÖ’nün Ergenekon, Balyoz kumpasları ile askerlerimiz, aydınlarımız yıllarca cezaevinde tutuldular, Türk Ordusunun emir-komuta düzeni bozuldu ama Bahçeli’nin gıkı çıkmadı.

2004’den itibaren 18 adamızı işgale başlayan Yunan’a karşı Bahçeli’nin yine gıkı çıkmadı.

02 Ekim 2014’te Meclis’e getirilen Tezkere metni, Türkiye topraklarında yabancı silahlı kuvvetlerin bulunmasına ve geçmesine izin veriyordu. “Bu yabancı silahlı kuvvetler hangi devletin” diye soruldu; yanıt veren olmadı. Tezkere AKP ve MHP’nin oyları ile kabul edildi.

Bu tezkere sayesinde 29 Ekim 2014’te Peşmergeler tank ve toplarıyla Irak’tan Türkiye’ye girip yüzlerce km ilerledikten sonra Kilis tarafından Suriye’ye girip Kobani’ye geçtiler. ABD maşası IŞİD, Kobani’yi hemen terk etti. Peşmegeler, Irak’a dönerken IŞİD’den boşalan Kobani’yi PKK-YPG’ye teslim etti. Hemen arkasından ABD, Büyük İsrail için gerekli olan Akdeniz koridorunun taşeronu PKK-YPG’yi ağır silahlarla donattı.

Bugün de Suriye’nin kuzeyinde özerk kanton kurduğunu ilan eden PKK-YPG’yi oradan çıkarmamız gerek, çıkaracağız diyoruz, beka diyoruz…!

Görüldüğü gibi Bahçeli’nin ayak izlerini takip ettiğimizde ABD/Küresel sermayesinin neoliberal ekonomi politikasına ve Ortadoğu’da Türkiye dahil 24 ülkenin parçalanmasını hedefine koymuş ABD’nin Büyük Orta Doğu Projesine ulaşıyoruz.

Bahçeli’nin son 20 yıldır güttüğü ABD yanlısı siyasetten döndüğünü söyleyebilir miyiz?

Not: Bahçeli’nin 20 yıldır güttüğü siyasetin yukarıda yarım kalan ipuçlarını yazmaya devam edeceğim.

Adnan Pelvanlar

 
 
 
Etiketler: Bahçeli, güttüğü, siyasetten, döndü, mü?, Dönmedi, mi?,
Yorumlar
BORNOVA GAZETESİ

YAZARLAR
Haber Yazılımı