Yazı Detayı
26 Mart 2019 - Salı 09:35 Bu yazı 648 kez okundu
 
24 Ocak 1980’den bugüne, yarınlara borçluyum, borçlusun, borçluyuz… !
Adnan Pelvanlar
adnanpelvanlar2@gmail.com
 
 

24 Ocak 1980’den bugüne, yarınlara borçluyum, borçlusun, borçluyuz… !

 

Neo-liberalizm, Türkçesi “yeniözgürlük” teorisi ilk Şili'de 1973’te CIA destekli askeri darbeyle hayata geçirildi. İkinci olarak Türkiye’ye yerleştirildi; Kemal Derviş’in kuryelik yaptığı 24 Ocak 1980 Neoliberal Ekonomik Kararlarını, Bakanlarına okutmadan imzalatan Demirel ve Özal hazırladı; Kenan Evren de 12 Eylül 1980’de CIA destekli askeri darbeyle önünü açtı.

 

12 Eylül darbesinden sonra Rothshild, Rockefeller, Soros gibi küresel tefecilerin 1971–1973 yıllarında Dünya Bankası'nda görev verip hazırladıkları Özal, 1983’te Başbakan oldu ve neoliberalizmi hızla uygulamaya soktu.

 

ABD-AB işbirlikçisi; liboş (liberal-nonoş); yazarlar, gazeteciler, ekonomistler, siyasetçiler, sözde aydınlar bu süreci yaşarken çağ atladığımızı, dünya ile bütünleşeceğimizi, tek ve doğru yolda olduğumuzu yazıyor, konuşuyorlardı.

 

Özal “çağ atladık” diyordu.

 

Neoliberalizm insanların tutkularını, arzularını ve eylemlerini “bireysel özgürlük” sloganı altında kendi çıkarına göre yönlendiriyor, kullanıyordu. Sistem borç ekonomisi üzerine kurulmuştu. Bu nedenle, bu tuzakta herkes borçlanıyordu.

Ekeceğimiz tohumdan, yiyeceğimiz, içeceğimiz GDO’lu ürünlere, çalışma saatlerinden emeklilik sistemlerine kadar her şeyin kararını veren, yöneten Wall Street’in küresel tefecileriydi...

1985’te İstanbul Borsası kuruldu; Borsa’dan kağıt alanlar köşeyi dönme umuduyla yatıp kalkmaya başladılar. Banka kredisi ile Borsa’da yatırım yapanlar oldu…! Sonu hüsran oldu… Küresel tefeci vurguncular, Borsa’ya yatırım yapmış vatandaşlarımızı silkelediler… Birikimler yok oldu… Yuvalar yıkıldı.

 

Konut kredisi kullanımıyla birlikte herkes müteahhit oldu. Konut alımındaki ölçü; “depreme dayanıklılık” değil “değer kazanır mı?” oldu. Konut inşaatlarındaki bu çarpık yapılanmanın sonunda; 1999 yılındaki Marmara depreminde çöken, hasar gören ev, işyeri sayısı 460 bin, ölen insan sayısı 50 bin oldu. Yıllarca başbakanlık yapmış ve inşaat mühendisi(!) olan Demirel, o yıl cumhurbaşkanı idi…!

 

Özal’ın başlattığı neoliberal ekonomi uygulamasına; Yılmaz, Demirel, İnönü, Çiller, Ecevit (1979’da kabul etmedi, 1999-2002…?!) ve Bahçeli devam ettiler, Erdoğan eksiksiz uyguladı.

 

Merkez Bankası’nın Devlet Hazine’sine kredi vermesi yasa ile engellendi. Hazinemiz Wall Street tefecilerinin sıcak parasına kaldı. Türkiye, sıcak paranın kumpası ile; 1994, 1997, 2000, 2001 ve 2008 krizlerini yaşadı, 22 bankamız battı, binlerce şirket iflas etti.

 

2002-2018 arasında sıcak paranın yarattığı kredi bolluğu, kişisel arzuları, tüketim hazzını kamçıladı. Toplumsal dayanışma, sorumluluk duygusu gitti yerine bireycilik geldi.

Tatile gitmek için bile kredi kullanmaya başladık.

 

Bankalar kredi kartlarını sorgusuz dağıtınca; Birey olarak satın alma ve tüketim özgürlüğüne kavuştuğumuzu zannettik, borç batağına saplandık.

Toplu taşımaya değil yollara, köprülere, tünellere ağırlık verilince motorlu araç herkese ihtiyaç oldu. Yabancı bankalar paraları akıtmış, krediler hazırdı; trafikteki araç sayısı Aralık-2018 itibarıyla 22,9 milyon adet oldu.

 

Borçlanma tuzağı sürecinde; 2002 yılında Bireysel (konut, ihtiyaç, araç, kredi kartı) krediler toplamı 269 milyon TL iken, Ocak 2019 itibariyle (şimdilik 18,7 milyarı yasal takipte) 543 milyar TL oldu; 31,3 milyon kişi bu borçları ödemeye çalışıyor.

 

AKP’nin iktidar olduğu 2002 yılında 129,6 milyar dolar olan Türkiye’nin dış borcu 2018 yılı sonu itibariyle 448,4 milyar dolara yükseldi. 2002’de dış borca ödediğimiz faiz 4,5 milyar Dolar iken, 2018’de 30 milyar Dolar oldu. 2019’da da yaklaşık 35 milyar Dolar olacak.

 

Aslında, borç para ile tükettiklerimiz geleceğimizdi.

 

OECD’ye üye 36 ülkenin gelir adaletsizliği sıralamasında 45 yıldır neoliberal ekonomi modeli ile yönetilen Şili 1., Meksika 2., Türkiye 3. sırada.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen neoliberalizmden vazgeçelim diyen ne iktidar var ne de muhalefet…!

 
 
 
Etiketler: 24, Ocak, 1980’den, bugüne,, yarınlara, borçluyum,, borçlusun,, borçluyuz…, !,
Yorumlar
BORNOVA GAZETESİ

YAZARLAR
Haber Yazılımı